❓ Question
🏛️ HanefiAllah bize öyle bir akıl verseydi ki, onunla dinin her konusunu kolaylıkla anlasaydık olmaz mıydı?
📗 Avis Juridique
Değerli kardeşçiğim, sorduğun soru insanın fıtratında olan derin bir arayışı ve kolaylık isteğini çok güzel ifade ediyor.
Yüce Allah bizlere zaten olayları, iyiyi kötüyü ve hakkı batılı ayırt edecek bir akıl lütfetmiştir. Ancak insanın aklı, maddi evreni anlamakta ne kadar mahirse, gayb alemini, ilahi hikmetleri ve dinin inceliklerini tek başına kavramakta o kadar sınırlıdır. Gözümüz her şeyi göremediği gibi, aklımız da her şeyi kuşatamaz.
Allah Teâlâ'nın dini konuları doğrudan ve tamamen her insanın kolayca anlayacağı şekilde değil de, peygamberler ve vahiy vasıtasıyla göndermesinin pek çok hikmeti vardır. Bunlardan en önemlisi, imtihan sırrıdır. Eğer her şey akılla ve el yordamıyla hemen çözülebilseydi, iman bir gayb (gizli olan hakikatlere inanma) olmaktan çıkar, herkes mecburiyeten inanırdı. Oysa imanın değeri, görünmeyene ve hikmeti sonradan anlaşılan ilahi emirlere teslim olmakla ölçülür.
Hanefi mezhebinin imamı Ebu Hanife rahmetullahi aleyh, aklın dindeki yerini çok güzel tayin etmiş; dini konularda Kur'an ve Sünnet'e bağlı kalmış, aklı bu iki aslı anlamak ve hüküm çıkarmak (ictihad) için en temel araç olarak kullanmıştır. Nitekim Kur'an-ı Kerim'de Allah Teâlâ şöyle buyurur:
"Eğer yeryüzündeki ağaçlar kalem, deniz de arkasından yedi deniz katılarak mürekkep olsaydı, yine de Allah'ın kelimeleri tükenmezdi." (Lokman, 27)
Sonuç olarak; aklımız dinin hakikatlerini anlamak için bir rehberdir, ancak tek başına pusula olamaz. Vahiy ise o pusulanın doğru göstermesini sağlayan kuzey yıldızıdır. Allah aklı, vahyi anlamamız için bize bir nimet olarak vermiştir.